"Algıda Seçicilik" yaratan biri: EVDEMA Mimarı Beklan Kızılçay
Mimar Mekan

06.07.2011

EVDEMA’nın Yönetim Kurulu Üyesi  ve Mimarı Beklan Kızılçay, EVDEMA konseptinin oluşması ve gelişmesinde kendi üzerine düşen görevini, mekan yaratma ve teşhir standlarını tasarlama ve uygulamasını ve kendi tarzını dergimize anlattı.

1986-93 yıllarında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümünde eğitimini tamamlar. Sonrasında Etiler Form Yapı’da müdür olarak işe başlar. Ağırlıklı konu mutfak ve banyo dekorasyonudur ve bu nedenle fiilen İç Mimarlık yapmaya başlar. 3 yıl sonra Fatih’de, Dekorium adıyla mutfak, banyo, iç dekorasyon tadilat konularında kendi mağazasını açar. Başarılı işler yapmakla birlikte 2001 krizinde kapatır.  Ticari hayatına ara vererek sanata geri döner ve 2 yıl başka hiçbir şey yapmadan sadece resim yapar. Bu sürede 26 tablosunu satmayı da başarır.  Sonra sektöre geri dönmeye karar verir ve gazete ilanıyla Uğur Yapı dünyasına mimar olarak katılır. Avcılar’daki eski mağazada çalışmaya başlar.  O sırada Kemal Çelik yeni yatırımına başladığından sürekli olarak onunla EVDEMA inşaatına gidip gelmeye başlar ve 4 yıl boyunca tek işi bu olur. Kolon-kiriş durumundayken aldığı binayı A’dan Z’ye Kemal Çelik ile birlikte her bir noktasına emek vererek bitirtir.

Gerisini kendi anlatsın; “Biz oradan başlayarak devamında da diğer mağazalarımızda da sürdürdüğümüz bir plan oluşturduk. Önce genel planlamayı yapılır. Vitra –İntma katları için onların mimarları ile plan paylaşılır ama sonrasında stant stant geliştirilir. Ben de akademi kökenli bir sanatçı olduğumdan bazen fazlasıyla uçuk fikirlerim olabiliyor.  Hepimizin derdi ürünü nasıl daha iyi anlatabilir, gösterebiliriz olmakla birlikte İntemacıların yine de bir kurumsal sınırları var. Bizde bunun dışına çıkmadan uygulama yapmaya çalışıyoruz. EVDEMA binası çok büyük bir mekân sunuyordu bize ve her tarafını tek tek düşünüp tasarlayarak meydana çıkardık. Tasarım kâğıt üzerinde düşlendiği gibi hayata geçemiyor. Birçok engel çıkıyor, bunlar mekânın fiziki zorlukları olabiliyor, yüklediğiniz fonksiyonların yarattığı engeller olabiliyor. Bu durumda kırpıla kırpıla aslında mekâna uygulanması aşamasında yeni bir tasarım kendiliğinden ortaya çıkıyor. Örneğin EVDEMA binasının önündeki havuzun tasarımında TV’de eskiden çok meşhur olan çizgi adamdan yola çıkmıştım. Turuncu çizgi, içeride engelli parkuru ve oturma ünitesini geçerek dışarıdaki havuza bağlanacaktı ama maalesef uygulama sırasında bu mümkün olamadı,  oturma ünitesini yapamadık ve tasarım tek bir çizgi olmaktan çıktı ve böylece tasarım uyguluma sırasında değişmiş oldu

Tasarımcının en büyük sorunlarından bir daha en başta ortaya çıkan işverenin tutumu ve bakışıdır. Bizim çok hareketli bir Yönetim Kurulumuz var.  Bu durum,  Kemal Bey’in enerjisi sayesinde böyle. Şu an Yönetim Kurulunda 6 kişiyiz. EVDEMA markasını nerelere kadar taşıyabilirizi 4 yıldır sürekli olarak konuşuyor ve uygulamaya geçirmeye çalışıyoruz. Bu uğraşımız sırasında da Uğur Yapı’nın özündeki Vitra-Artema –İntema satıcısı kökenli olmanın getirdiği kaliteden de asla taviz vermek istemiyoruz.  Seramik, banyo malzemeleri dışında EVDEMA konseptini oluşturan tüm dekorasyon ve yapı ürünlerimizle hep aynı segmentte hitap etmek, hep o tanındığımız, bilindiğimiz düzeyde algılanmak istiyoruz.

Benim mimari anlayışımda “Algıda Seçicilik” vardır. Benim için en önemli olan budur. Bunun için aydınlatma konusunda ne yapabilirim, ürünleri nasıl farklı sunabilirim diye 2 yıl kafa patlattım. Yurtdışı-yurtiçi fuarlarında hep şunu görürsünüz; aydınlatma elemanları tavana belli aralıklarla asılır hepsinin ışığı birbirine karışır, objeler ortaya çıkamaz. Fuarda veya mağazada böyle bir sunumla beğeneceğiniz ürün gözünüzün önünde olsa bile göremezsiniz.  Bu yıl katıldığımız aydınlatma fuarındaki standımızı özel bir tasarımla ürettik. Oradaki standımız algıda seçiciliği sağladı. Her ürün konumlandığı yerle birlikte kendisini gösterdi. Aydınlatma sektöründeki 25-30 yıllık firmaların sahipleri gelip bizi tebrik ettiler. “Biz bir çemberin içine girmiş dönüp duruyormuşuz, deme ki çembenin dışına da çıkılabiliyormuş, bunu ilk kez sizde gördük” dediler. Şimdi mağazalarımızda da bu sunum şeklini uyguladık, uyguluyoruz.

Biz EVDEMA olarak seramik banyo malzemeleri dışında da hangi konuya el attıysak başarıyla yürütüyoruz. Bunda teşhir mekânlarının olduğu kadar satıştaki arkadaşlarımın da başarısının büyük payı var.  Bizim için her halka çok önemli, zincirin halkaları birbirine iyi kenetlenmeli ki başarı sürekli olsun. Bunu sağlamak için çok çalışıyoruz.

Avcılar EVDEMA’yı bitirdikten sonra var olan şubelerimiz de komple yeniledik. Önce prestij mağazalarımdan biri olan Mecidiyeköy’deki  3 katlı mağazamızdan başladık. Ardından Kozyatağı şubemizi ve sonra Güzelce şubemizin mağazalarını yeniledik.  Bu arada Çağlayan’daki Vitale markalı masa sandalye mağazamıza aydınlatmayı da sokarak yeniledik.  EVDEMA Avrupa yakasında 12.000 m2’lik başlı başına bağımsız bir dekorasyon merkezi olan bina aynı zamanda bizim şirket merkezimiz. Bu boyutta bir teşhir ve hizmetin Anadolu yakasında da karşılayacak ve denge sağlayacak bir yere ihtiyacımız vardı. Bu binayı Kozyatağı mağazamızın önünde bulduk. Toplam 1800 m2 civarında kullanım alanı olan 6 katlı binayı EVDEMA konsepti ile hizmete sokarak Anadolu yakasında ihtiyaç duyulan EVDEMA mağazasını burada yakında hizmete sokacağız. Bütün bu çalışmalar sürerken 2 UNICERA ve 1 aydınlatma fuarı sonrasında bize birçok bayilik talebi oldu. Ama biz bunların hepsini karşılayamadık. Çünkü bir EVDEMA bayisi olmak için bir firmanın bize 1500 m2 yer ile gelmesi gerekiyor. Bizim ürünlerimiz bu kadar alana ancak sığabiliyor. İşin içine girdiklerinde onlar da hak veriyorlar zaten. Biz de ilk Bahçeköy’de bir firmaya, ardından İzmit’te ve Hatay Antakya’da bir firmaya bayilikler verdik. Bunlar EVDEMA konseptinin bayilikleri. Bir de Vitale adıyla ithal ettiğimiz aydınlatma ve ev aksesuarı grubumuz var, sadece bu grup için de Eskişehir ve Antalya’da bayilikler verdik. İstanbul veAnadolu’da hakkımızda konuşulanları duyuyoruz “Biz de EVDEMA gibi olmak istiyoruz” deniyormuş. İnsanlar bizi hedeflerine koyuyorlar demek ki artık, bu durum tabii ki çok hoşumuza gidiyor.

Benim de her yaratıcı gibi bir tavrım, tarzım var elbette. Benim yağlıboya tablolarıma bakan beni tanıyan ya da tablolarımı bilen biri hemen tanır o tablonun benim olduğunu, tarzımı bilir çünkü. Bu iç mimari çalışmalarında da böyledir. “Her mağazamızda farklı bir şey yapayım” da diyemiyorsunuz zaten.  Bizim oturtmaya çalıştığımız bir EVDEMA tarzımız var. Bunu şubelerimize de, bayilerimize de yansıtıyoruz. Bu çizgi artık oturmaya başladı zihinlerde. Daha başta logomuz belirlerken başladı bu çizgi. O günkü yönetim kurulunda çok tartıştık, çok fazla çalıştık üzerinde. Evdema’nın tüm katalog ve reklam çalışmaları sırasında Ekrem Bey ile defalarca ajansımıza gittik. Ekrem beyin bu konudaki deneyimleri,  benim sanatsal bakış açım, her ikimizinde doğrudan konun içinde olmamızdan kaynaklanan bir bilgi ve kültürümüz var. Bu nedenle ajan çalışmalarını sürekli biz yönlendiriyoruz. Alın tek başınıza yapın, getirin, bakalım diyemiyoruz.

Bütün bu çabalar ve çalışmalar sonucunda o firmanın ve o mimarın tarzı ve kimliği oluşuyor, belirginleşiyor.  Mimari olarak boş bir binayı ele alırsak tabandan tavana, dış cephe giydirmesinden, iç mekân aydınlatmasına, her şeyiyle bir bütün olarak ele alınması gerektiğinin bilincindeyiz. Benim ürünleri daha solo bir görüntüde sunma isteğimin örneğini EVDEMA İntema katında görülebilir. Arka tarafta brüt betona monte ettim klozetleri. Bunu gerçekleştirmeden önce çok uzun süre düşündük ama Kemal Bey’in cesareti sayesinde gerçekleştirebildik. Bu arada, benim önerdiğim uçuk saçık şeylere de herkes onay vermez, patron onayladığı için uygulamasını yapabildiğimin de farkındayım. Bunun da yeri gelmişken altını çizmek isterim. Her zaman her yerde de söylerim; o bu güne kadar hep yanımda oldu, birçok tasarım için çok zamanını harcadı, çok fikir vedi. Bu yüzden de bütün tasarımlarımda çok büyük payı vardır, bunu da özellikle belirtelim. 3D Mac kullandığımız için mekânın bitmiş halini görüp içinde sanal olarak dolaşabiliyoruz. Böylece üzerinde çok uzun süreler tartışma olanağımız oluyor.  Biz bilgisayar görüntüsünde neye karar verirsek verelim bir de bunun atölyede üretimi var. Orası ise başka bir âlem. Ustalarla tartışıp tekrar mac’in başına dönüyoruz sonuçta bambaşka şeyler de ortaya çıkabiliyor. Ben üzerime düşeni çok iyi yaptığıma inanıyorum ama bu tasarımların hayata geçmesi çok kolay şeyler değil.  Mimarlık bilgisayarda çizip bu böyle olacak demek değildir bence. Asıl mimarlık, tasarımı önce atölyede usta ile paylaşıp, detay çözümlerini birlikte üretebilmek, hayata geçtiğinde başına neler gelebileceğini bilerek üretmek ve kullanıma sunmaktır. Öncelikle malzemeyi tanıyacak ve onun fiziksel özelliklerini bileceksin.  Bu nedenle ben Uğur Yapı’da çalışıncaya kadar pek bir şey bilmediğimi şimdi anlıyorum. İşin o kısmında rolleri değiştik Kemal Bey öğretmen ben öğrenci oldum. Çünkü onun malzeme ve uygulama konusunda çok uzun yıllara dayanan deneyimi var.

Kozyatağı EVDEMA’da açık tavan yapacağız. Bu her şey ortada demektir ama her şey ortadayken bile güzel durmalı.  Alanda uygulama bilginiz olmazsa sadece kâğıt üzerinde çizer olursunuz.  O zaman sürekli bir mühendisle çalışmanız gerekir. Bizim sektörde bir firmanın mimarıysan mekanik, elektrik ve sıhhi tesisatı da bilecek ve yaptıracaksın.



Galeri

eA Islak Mekan Sektör Çalışanları Dergisi © 2014